Embed

İnanç-İnançsızlık Üzerine

 

Allah inancı mı ? İnançsızlık mı ?

Allah inancı içinde olduğunu söyleyen,inançlı olduğunu düşünen,sanan bir kısım insanın Allah'ın kendi düşünce biçimlerine uygun tarzda düşündüğü düşüncesini ortaya koymaları, inanç mı yoksa inançsızlık mı? Bu şekilde düşünmeyen,inanmadığını ifade eden ya da Allah inancı yok diye tanımlanan bir kısım insanın sıkıntı ve dileklerini ileteceği tek varlık olarak Allah'ı görmesi ve ondan yardım,destek istemesi inançsızlıkmı  yoksa inanç mı?

İnanmak demek Onun herşeyi göreceğine,duyacağına,bileceğine inanmak; her şeyin Ondan olduğuna ve olacağına inanmak; kimsenin icazetine,düşüncesine,onayına ihtiyacı olmadığını bilmek; yarattiklarının yaptıkları,söyledikleri,düşündükleriyle değişmeyeceğine inanmak; kimsenin dolduruşuna gelmeyeceğine inanmak; Ona güvenmek değil midir?

Hayatında kimse için kötülük düşünmemiş,yapmamış;kimse için kötü söylememiş; insanları sevmek, saymak, yüceltmek,onlara yardım etmek,destek olmak için çalışmış; yalan söylememiş,yalakalık yapmamış; hayatını iyi,doğru,dürüst,sevgi dolu olmaya adamış bir insanı,sırf kendi tarzlarında düşünmüyor;düşünceleri kendi anlayış ve düşünce kapasitelerine sığmıyor; yaptıkları kendisinin, bencilce olan ya da olmayan, beklentileri ve isteklerine uymuyor diye, Allah'ın o kişiyi değerlendirebileceği inancına saygılı davranmadan, Allah'ın yerine kendini koyarak o kişiyi inançsız olarak nitelemek ne kadar inançlı bir insan davranışıdır. 

İnançsız denilen insanın kendisine yapılan kötü muamele,saygısız davranışlar,hak etmediği davranışlara maruz kalma sonucunda isyan ederek, beddualar etmesini yanlış bulup karşı çıkmak, "kendine döner" demek ne kadar inançlı insan davranışıdır.Kul hakkı yenmiş kişinin Allah'tan istekte bulunması ile bulunmaması arasındaki fark kullar için var olabilir, çünkü onlar görüp bilemezler; ancak Allah için yoktur, O zaten görmektedir. Kul söylemedi diye Allah'ın yapacağı şeyin ,söyledi diye kendine döner olması kişilerin kendi düşünceleri ve beyinleriyle Allah'ın yapacağı şeyi kendilerine göre değerlendirmiş olmasıdır ve O'nasaygısızlıktır. Dua ne kadar iyi şeyler gerçekleşsin diye Allah'tan bir şey bekleme ise beddua da o kadar Allah'tan bir şey beklemedir,bir istektir,bir dilektir;bir yargı belirtmemektir.Allah'ın bileceğine inanmak,Allah'a havale etmektir. Kişinin en büyük güç olarak gördüğü varlığa güvenmesi,sadece Onun yardım edebileceğine inançtır.Allah'a yönelme, Onunla  yakınlaşma çabasıdır. Kendini tek rahatlatacak varlıktan yardım istemesine karşı tavır koyarak "Kendine döner" diye kişinin önünü kesmek ise bu yaklaşmayı engellemek,baltalamaktır; bir yargıdır, Allah'ın yapacağını bir öngörme,Ona karışmadır;"Allah'a güven,herşeyi onun bileceği,yargılayacağı,gereğini yapacağı inancına" aykırı bir durumdur, bu yönüyle inançsızlıktır. 

 Herkes ettiklerinin yaptıklarının sonucuna katlanacaktır. Hiç kimse için hiçbir kötü şey düşünmemiş bir insan hakkında bir kelime kötü düşünmüş insanın Allah'ından bulmasını istemek kişinin kendisi için dua, karşıdaki için bedduadır ve dilektir.  İyilik yapan birinin iyilik,kötülük yapanın kötülük görmesi adalettir. Bunu dilemek de adaletin tecelli etmesini istemektir. Ve bunun en büyük güç olarak görülen varlıktan istenmesi,dilenmesi kadar doğal bir durum da yoktur. Her şeyi bilen,gören O'dur. Ne yapacağını bilen de O'dur. İnanç O'na yaklaşmak,inanmak, güvenmektir. İnancı ve inançsızlığı değerlendirecek olan da O'dur.Kişilerin inançlı olup olmadıkları,inançlı davranışlar sergileyip sergilemediklerini değerlendirmek kişilerin tekelinde olmadığı gibi Allah'a şirk koşmadır. Herkesin inancı kendinedir ve en yüce varlıkla arasındadır.İnançlıyım demekle inançlı, inançsızım demekle inançsız olunmadığı gibi "o kişi inançsız" demekle o kişi inançsız, "o kişi inançlı" demekle de o kişi inançlı olmamaktadır. Allah'ın yerine kendini koyarak saygısızlık gösteren bir inanç,inançsızlığın ta kendisidir... 16.05.2013

Mehmet KATAR

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !